Samanlıkta iğne aramak. | Olla kuin neula heinäsuovassa. |
Bardağı taşıran son damla olmak. | olla viimeinen pisara |
İki arada bir derede kalmak. | Olla kahden tulen välissä. |
Olayı daha da güzelleştirmek | olla kirsikka kakun päällä |
Okyanusta bir damla olmak | olla pisara meressä |
Dünyanın tuzu olmak. | Olla maan suola. |
İşinin ehli olmak | olla hintansa väärti |
Yalancı iz olmak. | olla harhaanjohtava vihje. |
Beyaz fil olmak. | olla kallis riesa |
Beklenmedik bir kişi olmak | Olla musta hevonen. |
kırmızı harflerle yazılacak bir gün olmak | olla merkkipäivä. |
suçüstü yakalanmak | jäädä kiinni teosta |
Kıskançlıktan çatlamak. | olla vihreä kateudesta |
zararda olmak. | olla miinuksella |
kârda olmak | olla plussalla |
Boşa kürek çekmek. | riidellä niin kauan kuin henki kulkee |
Kırk yılda bir olmak. | hyvin harvoin |
beklenmedik bir şekilde olmak | olla täysin odottamaton |
Sadık olmak. | olla uskollinen |
Ödlek olmak. | olla pelkuri. |
Altın bir fırsat olmak. | olla kultainen tilaisuus. |
altın değerinde olmak | olla kullan arvoinen |
Altın kural olmak. | Olla kultainen sääntö. |
Bir umut ışığı olmak. | olla valonpilkahdus. |
Altın kaşıkla doğmak. | Olla syntynyt kultalusikka suussa. |
Tatlı dilli olmak. | olla sanavalmis |
belirsiz olmak | olla harmaa alue. |
İşten çıkarılmak. | Saada potkut. |
sağlığı yerinde olmak. | olla erinomaisessa kunnossa |
Ağdalı, süslü bir üslup olmak. | Olla koristeellista proosaa. |
Düşüncelere dalmak. | olla syvissä mietteissä |
Apaçık olmak | olla mustavalkoinen |
Kara listeye alınmak. | olla mustalla listalla. |
Sosyal medya. | Sosiaalinen media. |
Sosyal medyada kaydırıyorum. | Selaan sosiaalista mediaa. |
Gönderi viral oldu. | Postaus levisi viraalisti. |
Trendleri takip ediyorum. | Seuraan trendejä. |
Meme paylaşıldı. | Meemi jaettiin. |
İçerik yayınlıyorum. | Suoratoistan sisältöä. |
Influencer ürünü tanıttı. | Vaikuttaja mainosti tuotetta. |
İçerik üretiyorum. | Teen sisältöä. |
Hashtag trendteydi. | Hashtag oli suosittu. |
Toplulukla etkileşimde bulunuyorum. | Osallistun yhteisön toimintaan. |
Dijital kültür evriliyor. | Digitaalinen kulttuuri kehittyy. |
Modern ifadeler kullanıyorum. | Käytän nykyaikaisia ilmaisuja. |
Pop kültür göndermesi yapıldı. | Popkulttuuriviittaus tehtiin. |
Güncel gelişmelerden haberdarım. | Olen tietoinen ajankohtaisista tapahtumista. |
Güncel argo kullanılıyor. | Nykyajan slangia käytetään. |
Günümüz diline uyum sağlıyorum. | Sopeudun nykyaikaiseen kieleen. |
Kültürel fenomen ortaya çıktı. | Kulttuurinen ilmiö syntyi. |
Pop kültürünü takip ediyorum. | Seuraan popkulttuuria. |
Modern ifade popüler oldu. | Moderni ilmaisu yleistyi. |
Çağdaş kelime dağarcığı kullanıyorum. | Käytän nykyaikaista sanastoa. |
Kültürel değişim gerçekleşti. | Kulttuurinen muutos tapahtui. |
Çağdaş kültürle ilgileniyorum. | Olen mukana nykykulttuurissa. |
Trend kısa ömürlüydü. | Trendi oli lyhytaikainen. |
Kültürel değişikliklerin farkındayım. | Olen tietoinen kulttuurisista muutoksista. |
Çağdaş referans anlaşıldı. | Nykyaikainen viittaus ymmärrettiin. |
Mühendislik | Tekniikka |
Tasarım. | Suunnittelu. |
Prototip | prototyyppi |
Mühendislik projesi tamamlandı. | Insinööriprojekti valmistui. |
Tasarım yenilikçiydi. | Suunnittelu oli innovatiivista. |
Prototip test edildi. | Prototyyppi testattiin. |
Teknik şartnameler karşılandı. | Tekniset vaatimukset täyttyivät. |
Mühendislik çözümü verimliydi. | Tekninen ratkaisu oli tehokas. |
Teknik dokümantasyon kapsamlıydı. | Tekninen dokumentaatio oli kattava. |
Mühendislik ekibi işbirliği yaptı. | Insinööritiimi teki yhteistyötä. |
Tasarım süreci iteratifti. | Suunnitteluprosessi oli iteratiivinen. |
Teknik gereksinimler analiz edildi. | Tekniset vaatimukset analysoitiin. |
Mühendislik yeniliği patentlendi. | Tekninen innovaatio patentoitiin. |
Teknik uygulanabilirlik değerlendirildi. | Tekninen toteutettavuus arvioitiin. |
Mühendislik standartlarına uyuldu. | Teknisiä standardeja noudatettiin. |
Tasarım optimizasyonu performansı iyileştirdi. | Suunnittelun optimointi paransi suorituskykyä. |
Teknik uygulama başarıyla gerçekleştirildi. | Tekninen toteutus onnistui. |
Mühendislik metodolojisi sistematikti. | Insinöörimenetelmä oli järjestelmällinen. |
Teknik analiz ayrıntılıydı. | Tekninen analyysi oli yksityiskohtainen. |
Mühendislik çözümü sürdürülebilirdi. | Insinööriratkaisu oli kestävä. |
Teknik ilerleme önemliydi. | Tekninen edistys oli merkittävä. |
Mühendislik tasarımı doğrulandı. | Tekninen suunnittelu vahvistettiin. |
Teknik uzmanlık gösterildi. | Tekninen asiantuntemus osoitettiin. |
Mühendislik projesi etkili bir şekilde yönetildi. | Insinöörihanketta johdettiin tehokkaasti. |
Teknik yenilik çığır açıcıydı. | Tekninen innovaatio oli uraauurtava. |
Mühendislik yaklaşımı çok disiplinliydi. | Insinöörimäinen lähestymistapa oli monitieteinen. |
Teknik çözüm ölçeklenebilirdi. | Tekninen ratkaisu oli skaalautuva. |
Tespit etmek. | havaita |
Mühendislik kalitesi güvence altına alındı. | Tekninen laatu varmistettiin. |
Teknik gelişme hızlandırıldı. | Teknistä kehitystä kiihdytettiin. |
Mühendislik mükemmeliyeti tanındı. | Insinööriosaamisen erinomainen taso tunnustettiin. |
Hanımefendiler ve beyefendiler. | Arvoisat naiset ja herrat. |
Onur duyarım. | Minulla on kunnia. |
Büyük bir memnuniyetle. | Minulla on suuri ilo, että |
İfade etmek isterim. | Haluaisin ilmaista. |
namına | jonkun puolesta. |
Burada bulunmaktan onur duyuyorum. | Minulla on kunnia olla täällä. |
…mek bir ayrıcalıktır. | On etuoikeus. |
Bunu belirtmek isterim. | Haluaisin kiittää. |
Tanıştırmama izin veriniz. | Sallikaa minun esitellä. |
Duyurmaktan memnuniyet duyarım. | Minulla on ilo ilmoittaa. |
Bana büyük bir memnuniyet vermektedir. | Minulla on suuri ilo... |
Uzatma talebinde bulunmak istiyorum. | Haluaisin laajentaa. |
Bu vesileyle. | Tässä tilaisuudessa. |
Memnuniyet duyarım. | Minulla on ilo. |
Memnuniyet duyarım. | Minulla on ilo. |
Bu fırsatı değerlendirmek isterim. | Haluaisin käyttää tätä tilaisuutta hyväksi. |
İzninizle ifade edeyim. | Sallikaa minun ilmaista. |
Müteşekkirim. | Olen kiitollinen. |
Derin bir şükranla | On syvällä kiitollisuudella, että. |
İletmek isterim. | Haluaisin ilmaista. |
Devrim. | Vallankumous. |
Fransız Devrimi. | Ranskan vallankumous. |
Bastille. | Bastilji |
Aydınlanma. | Valistus. |
Orta Çağ. | Keskiaika. |
Rönesans. | Renessanssi. |
Monarşi devrildi. | Monarkia syöstiin vallasta. |
Cumhuriyet kuruldu. | Tasavalta perustettiin. |
Tarihsel dönem kültürü etkiledi. | Historiallinen ajanjakso vaikutti kulttuuriin. |
Tarihi olay toplumu şekillendirdi. | Historiallinen tapahtuma muokkasi yhteiskuntaa. |
Kültürel miras korundu. | Kulttuuriperintö säilytettiin. |
Tarihi şahsiyet etkiliydi. | Historiallinen henkilö oli vaikutusvaltainen. |
Döneme özgü dil kullanıldı. | Aikakaudelle tyypillistä kieltä käytettiin. |
Tarihsel bağlam önemlidir. | Historiallisella kontekstilla on merkitystä. |
Kültür tarihi incelendi. | Kulttuurihistoriaa tutkittiin. |
Tarihsel referans yapıldı. | Historiallinen viittaus tehtiin. |
Dönem ... ile karakterize edildi. | Ajanjaksoa leimasi. |
Tarihi önemi tanındı. | Historiallinen merkitys tunnustettiin. |
Kültürel hareket ortaya çıktı. | Kulttuurinen liike syntyi. |
Tarihi miras devam ediyor. | Historiallinen perintö säilyy. |
Bu dönem bir dönüm noktasını işaret etti. | Ajanjakso merkitsi käännekohtaa. |
Tarihsel anlatı yazıldı. | Historiallinen kertomus kirjoitettiin. |
Kültürel gelenek kuşaktan kuşağa aktarıldı. | Kulttuuriperinne siirtyi sukupolvelta toiselle. |
Tarihsel bakış açısı analiz edildi. | Historiallista näkökulmaa analysoitiin. |
Dönem modern düşünceyi etkiledi. | Ajanjakso vaikutti moderniin ajatteluun. |
Mahkeme. | tuomioistuin |
Hakim. | tuomari |
Avukat | asianajaja |
Mahkeme davayı dinledi. | Oikeus käsitteli tapausta. |
Hakim kararını verdi. | Tuomari antoi päätöksen. |
Avukat argümanını sundu. | Asianajaja esitti väitteen. |
Hukuk sistemi adaleti sağlar. | Oikeusjärjestelmä takaa oikeudenmukaisuuden. |
Dava adil bir şekilde yürütüldü. | Oikeudenkäynti käytiin oikeudenmukaisesti. |
Deliller sunuldu. | Todistusaineisto esitettiin. |
Tanık ifade verdi. | Todistaja todisti. |
Jüri müzakere etti. | Valamiehistö keskusteli. |
Karar açıklandı. | Tuomio julistettiin. |
Hüküm açıklandı. | Tuomio julistettiin. |
Temyiz başvurusu yapıldı. | Valitus jätettiin. |
Hukuki emsal oluşturuldu. | Oikeudellinen ennakkopäätös vahvistettiin. |
Anayasal hak korundu. | Perustuslaillista oikeutta suojeltiin. |
Yasal prosedüre uyuldu. | Laillista menettelyä noudatettiin. |
Adalet sistemi bağımsız olarak işler. | Oikeusjärjestelmä toimii itsenäisesti. |
Hukuki çerçeve hakları korur. | Oikeudellinen kehys suojaa oikeuksia. |
Mahkeme emri verildi. | Tuomioistuimen määräys annettiin. |
Hukuki temsil sağlandı. | Oikeudellinen edustus annettiin. |
Dava reddedildi. | Asia hylättiin. |
Hukuki çareye başvuruldu. | Oikeussuojakeinoa haettiin. |
Adalet yerini buldu. | Oikeutta toimitettiin. |
Hukuki uyuşmazlık çözüldü. | Oikeudellinen kiista ratkaistiin. |
Mahkeme süreci şeffaftı. | Oikeudenkäyntimenettely oli läpinäkyvä. |
Hukuki ilke uygulandı. | Oikeusperiaatetta sovellettiin. |
Yargı denetimi yapıldı. | Oikeudellinen tarkastus suoritettiin. |
Hukuki koruma verildi. | Oikeudellinen suoja myönnettiin. |
Adalet sistemi hakkaniyeti sağlar. | Oikeusjärjestelmä takaa oikeudenmukaisuuden. |
Yasal yükümlülük yerine getirildi. | Laillinen velvoite täytettiin. |
Mahkemenin yargı yetkisi tesis edildi. | Tuomioistuimen toimivalta vahvistettiin. |
Hukuki argüman ikna ediciydi. | Oikeudellinen perustelu oli vakuuttava. |
Adalet tarafsızdı. | Oikeus oli puolueeton. |
Hukuk sistemi evrildi. | Oikeusjärjestelmä kehittyi. |
Mahkemenin kararı nihaiydi. | Tuomioistuimen päätös oli lopullinen. |
Yasal haklar uygulandı. | Lailliset oikeudet toimeenpantiin. |
Adalet süreci kapsamlıydı. | Oikeusprosessi oli perusteellinen. |
Anlamak. | ymmärtää |
Hukuki çerçeve kapsamlıydı. | Oikeudellinen kehys oli kattava. |
Kanun. | Laki. |
Yasal. | Laillinen. |
Sözleşme | Sopimus. |
Sözleşmeyi imzaladım. | Allekirjoitin sopimuksen. |
Kanun yürürlüğe konuldu. | Laki säädettiin. |
Hukuki belge incelenmiştir. | Oikeudellinen asiakirja tarkastettiin. |
Sözleşme bağlayıcıdır. | Sopimus on sitova. |
Hüküm şartları belirler. | Kohta määrittelee ehdot. |
Hukuki işlem başlatıldı. | Oikeudenkäynti aloitettiin. |
Mahkeme bir hüküm verdi. | Tuomioistuin antoi tuomion. |
Hukuk müşaviri tavsiyede bulundu. | Oikeudellinen neuvonantaja neuvoi. |
Kanun değiştirildi. | Lakia muutettiin. |
Düzenleme yürürlüğe konuldu. | Asetus pantiin täytäntöön. |
Hukuki çerçeve düzenler. | Oikeudellinen kehys säätelee. |
Resmi belge noter tarafından tasdik edildi. | Virallinen asiakirja vahvistettiin notaarin toimesta. |
Bürokratik prosedür karmaşıktır. | Byrokraattinen menettely on monimutkainen. |
İdari form sunuldu. | Hallinnollinen lomake toimitettiin. |
Resmi tebligat yapılmıştır. | Virallinen ilmoitus annettiin. |
Tüzel kişi kuruldu. | Oikeushenkilö perustettiin. |
Uyumluluk gerekliliği karşılanmıştır. | Noudattamisvaatimus täyttyi. |
Hukuki emsal gösterildi. | Viitattiin ennakkopäätökseen. |
Mahkeme kararı temyiz edildi. | Tuomioistuimen päätös valitettiin. |
Hukuki yükümlülük yerine getirilmelidir. | Oikeudellinen velvoite on täytettävä. |
Resmi kayıt arşivlendi. | Virallinen asiakirja arkistoitiin. |
Düzenleyici kurum gözetler. | Sääntelyelin valvoo. |
Yasal hüküm uygulanır. | Säännös on sovellettavissa. |
Resmi yetki verildi. | Virallinen valtuutus myönnettiin. |
Bürokratik süreç uzundur. | Hallinnollinen menettely on pitkä. |
Hukuki yorum farklılık gösterir. | Oikeudellinen tulkinta vaihtelee. |
Resmi protokole uyuldu. | Virallista protokollaa noudatettiin. |
Roman. | romaani |
Şiir. | Runous. |
Düzyazı. | Proosa. |
Mecaz | Metafora. |
Alegori | allegoria |
Yazar bir başyapıt yazdı. | Kirjailija kirjoitti mestariteoksen. |
Şiir metaforlar kullanır. | Runo käyttää metaforia. |
Anlatı etkileyici. | Kertomus on mukaansatempaava. |
Nesir zariftir. | Proosa on hienostunutta. |
Alegori özgürlüğü temsil eder. | Allegoria edustaa vapautta. |
Karakter iyi işlenmiş. | Hahmo on hyvin kehitetty. |
Olay örgüsü yavaş yavaş ortaya çıkar. | Juoni avautuu vähitellen. |
İmgeler canlıdır. | Kuvasto on elävä. |
Simgesellik derindir. | Symboliikka on syvällistä. |
Üslubu inceliklidir. | Tyyli on hienostunut. |
Eser zamansızdır. | Teos on ajaton. |
Yazar ironi kullanır. | Kirjailija käyttää ironiaa. |
Tema evrenseldir. | Teema on yleismaailmallinen. |
Diyalog gerçekçi. | Dialogi on autenttinen. |
Betimleme çağrıştırıcı. | Kuvaus herättää mielikuvia. |
Anlatıcının sesi kendine özgüdür. | Kertojan ääni on omaleimainen. |
Edebi araç anlamı güçlendirir. | Kirjallinen tehokeino lisää merkitystä. |
Epilog hikâyeyi sonlandırır. | Epilogi päättää tarinan. |
Prolog sahneyi hazırlar. | Prologi luo taustan. |
Mısra ritmiktir. | Säe on rytminen. |
Kıta dört mısradan oluşur. | Säkeistö sisältää neljä säettä. |
Sone katı bir biçimi izler. | Sonnetti noudattaa tiukkaa muotoa. |
Edebi akım yazarları etkiledi. | Kirjallinen liike vaikutti kirjailijoihin. |
Klasik eser baki kalır. | Klassinen teos kestää. |
Çağdaş roman toplumu yansıtır. | Nykyaikainen romaani heijastaa yhteiskuntaa. |
Edebi eleştiri temaları analiz eder. | Kirjallisuuskritiikki analysoi teemoja. |
Antoloji şiirleri toplar. | Antologia kokoaa runoja. |
El yazması keşfedildi. | Käsikirjoitus löydettiin. |
Baskı dipnotludur. | Painos on kommentoitu. |
Çeviri özünü yakalıyor. | Käännös vangitsee olennaisen. |
Edebi gelenek devam ediyor. | Kirjallinen perinne jatkuu. |
Yazarın külliyatı geniştir. | Kirjailijan tuotanto on laaja. |
Edebi kanon klasikleri içerir. | Kirjallisuuden kanoni sisältää klassikoita. |
Anlatı yapısı karmaşıktır. | Kertomusrakenne on monimutkainen. |
Edebi analiz derinliği ortaya koyar. | Kirjallinen analyysi paljastaa syvyyttä. |
Teşhis | Diagnoosi |
Tedavi | Hoito. |
Ameliyat. | Kirurgia |
Tanı doğrulandı. | Diagnoosi vahvistettiin. |
Tedavi etkilidir. | Hoito on tehokas. |
Ameliyat başarılı geçti. | Leikkaus onnistui. |
Hastanın durumu düzeldi. | Potilaan tila parani. |
Tıbbi muayene gösterdi. | Lääkärintarkastus paljasti. |
Reçete dolduruldu. | Resepti täytettiin. |
Belirtiler analiz edildi. | Oireet analysoitiin. |
Hastalık teşhis edildi. | Sairaus diagnosoitiin. |
İlaç verildi. | Lääke annettiin. |
Tıbbi işlem gerçekleştirildi. | Lääketieteellinen toimenpide suoritettiin. |
Hastanın hayati bulguları izlendi. | Potilaan elintoimintoja seurattiin. |
Anatomi incelendi. | Anatomiaa tutkittiin. |
Fizyoloji açıklandı. | Fysiologia selitettiin. |
Patoloji tespit edildi. | Patologinen muutos todettiin. |
Tıbbi durum dikkat gerektirir. | Lääketieteellinen tila vaatii huomiota. |
Klinik deneme gerçekleştirildi. | Kliininen tutkimus toteutettiin. |
Tıbbi araştırma bilgiyi ilerletti. | Lääketieteellinen tutkimus edisti tietämystä. |
Sağlık sistemi bakım sağlar. | Terveydenhuoltojärjestelmä tarjoaa hoitoa. |
Tıbbi uzmanlık alanı odaklanır. | Lääketieteen erikoisala keskittyy. |
Tanı ayırıcıydı. | Diagnoosi oli erotusdiagnostinen. |
Prognoz iyi. | Ennuste on suotuisa. |
Tıbbi müdahale gerekliydi. | Lääketieteellinen toimenpide oli tarpeen. |
Hastanın tıbbi geçmişi incelendi. | Potilaan sairaushistoria tarkastettiin. |
Tıbbi terminoloji nettir. | Lääketieteellinen terminologia on tarkkaa. |
Danışılan sağlık hizmeti sağlayıcısı. | Terveydenhuollon palveluntarjoaja konsultoitiin. |
Tıbbi protokole uyuldu. | Lääketieteellistä protokollaa noudatettiin. |
Hastanın iyileşmesi izlendi. | Potilaan toipumista seurattiin. |
Tıbbi ekipman sterilize edildi. | Lääketieteelliset laitteet steriloitiin. |
Cerrahi işlem planlandı. | Kirurginen toimenpide suunniteltiin. |
Anestezi uygulandı. | Anestesia annettiin. |
Tıbbi ekip işbirliği yaptı. | Lääketieteellinen tiimi teki yhteistyötä. |
Hastanın rızası alındı. | Potilaan suostumus saatiin. |
Tıbbi etik kurallarına uyuldu. | Lääketieteellistä etiikkaa kunnioitettiin. |
Sağlık politikası uygulandı. | Terveydenhuollon politiikka toimeenpantiin. |
Tıbbi yenilik tedavi sonuçlarını iyileştirdi. | Lääketieteellinen innovaatio paransi hoitotuloksia. |
Hastanın yaşam kalitesi iyileşti. | Potilaan elämänlaatu parani. |
Tıp alanı sürekli ilerlemektedir. | Lääketieteen ala kehittyy jatkuvasti. |
Sağlık hizmeti sunumu optimize edildi. | Terveydenhuollon palvelujen tarjoaminen optimoitiin. |
Tıp eğitimi zorludur. | Lääketieteellinen koulutus on vaativa. |
Hastanın hakları korundu. | Potilaan oikeudet suojattiin. |
Tıbbi gizlilik korundu. | Lääketieteellinen luottamuksellisuus säilytettiin. |
Sağlık reformu tartışıldı. | Terveydenhuoltouudistuksesta keskusteltiin. |
Tıbbi uygulama kanıta dayalıydı. | Lääketieteellinen käytäntö perustui näyttöön. |
Hastanın özerkliğine saygı gösterildi. | Potilaan itsemääräämisoikeutta kunnioitettiin. |
Tıbbi karar bilgilendirildi. | Lääketieteellinen päätös tehtiin tietoon perustuen. |
Sağlık hizmetlerine erişim iyileştirildi. | Terveydenhuollon saatavuutta parannettiin. |
Tıbbi araştırma çığır açıcıydı. | Lääketieteellinen tutkimus oli uraauurtavaa. |
Felsefe. | Filosofia. |
Etik | Etiikka |
Ahlak. | Moraali. |
Felsefe okuyorum. | Opiskelen filosofiaa. |
Etik davranışı yönlendirir. | Etiikka ohjaa käyttäytymistä. |
Ahlak karmaşıktır. | Moraali on monimutkainen. |
Felsefi soru derindi. | Filosofinen kysymys oli syvällinen. |
kavramak | ymmärtää |
Ahlaki ikilem tartışıldı. | Eettistä dilemmaa käsiteltiin. |
Ahlaki ilke uygulandı. | Eettistä periaatetta sovellettiin. |
Felsefi argüman ikna ediciydi. | Filosofinen argumentti oli vakuuttava. |
Etik çerçeve oluşturuldu. | Eettinen kehys perustettiin. |
Ahlaki muhakeme sağlamdı. | Moraalinen päättely oli pätevää. |
Felsefi gelenek düşünceyi etkiledi. | Filosofinen perinne vaikutti ajatteluun. |
Etik değerlendirme önemliydi. | Eettinen harkinta oli tärkeää. |
Ahlaki yargı verildi. | Moraalinen tuomio annettiin. |
Felsefi sorgulama anlamı inceledi. | Filosofinen pohdinta tutki merkitystä. |
Etik standart korundu. | Eettinen standardi pidettiin yllä. |
Ahlaki değer tanındı. | Moraalinen arvo tunnustettiin. |
Felsefi bakış açısı benzersizdi. | Filosofinen näkökulma oli ainutlaatuinen. |
Etik karar zordu. | Eettinen päätös oli vaikea. |
Ahlaki yükümlülük yerine getirildi. | Moraalinen velvollisuus täyttyi. |
Felsefi söylem ilgi çekiciydi. | Filosofinen keskustelu oli mukaansatempaava. |
Etik kurallara uyuldu. | Eettistä koodia noudatettiin. |
Ahlak felsefesi incelendi. | Moraalifilosofiaa tutkittiin. |
Felsefi kavram soyuttu. | Filosofinen käsite oli abstrakti. |
Etik teori geliştirildi. | Eettinen teoria kehitettiin. |
Ahlak felsefesi eylemi yönlendirir. | Moraalifilosofia ohjaa toimintaa. |
Felsefi yansıma derindi. | Filosofinen pohdinta oli syvällinen. |
Etik ilke evrenseldi. | Eettinen periaate oli yleispätevä. |
Ahlaki muhakeme mantıklıydı. | Moraalinen päättely oli loogista. |
Bakmak. | katsoa |
Göz atmak. | vilkaista |
dik dik bakmak | tuijottaa |
dik dik bakmak | tuijottaa |
Söylemek. | sanoa. |
Fısıldamak. | kuiskata |
bağırmak. | huutaa |
Mırıldanmak. | Mutista. |
yürümek | kävellä |
rahatça yürümek | Käyskellä. |
Uzun adımlarla yürümek. | astella |
rahatça yürümek | kuljeskella |
Koşmak. | Juosta. |
Süratle koşmak. | sprintata. |
yavaş tempoda koşmak | hölkätä |
hızla koşmak | rientää |
düşünmek. | ajatella |
Düşünüp taşınmak. | pohtia. |
derinlemesine düşünmek | pohtia |
dikkatlice düşünmek | harkita |
Hissetmek. | Tuntea. |
Sezmek | aistia |
Algılamak. | havaita. |
Kavramak. | Ymmärtää. |
fark etmek. | ymmärtää |
bilmek. | tietää |
Farkında olmak. | olla tietoinen |
Tanımak | tunnistaa. |
Bir şeye aşina olmak. | olla perehtynyt johonkin |
Hipotez. | Hypoteesi. |
Deney. | Koe. |
Teori. | Teoria. |
Hipotez formüle edildi. | Hypoteesi muotoiltiin. |
Deney tasarlandı. | Koe suunniteltiin. |
Teori doğrulandı. | Teoria vahvistettiin. |
Bilimsel yöntem uygulandı. | Tieteellistä menetelmää sovellettiin. |
Araştırma titizlikle yürütüldü. | Tutkimus suoritettiin perusteellisesti. |
Veriler sistematik olarak toplandı. | Aineisto kerättiin järjestelmällisesti. |
Analiz kapsamlıydı. | Analyysi oli perusteellinen. |
Laboratuvar ekipmanları kalibre edildi. | Laboratoriolaitteet kalibroitiin. |
Bilimsel keşif önemliydi. | Tieteellinen löytö oli merkittävä. |
Araştırma bulguları yayımlandı. | Tutkimustulokset julkaistiin. |
Hakem değerlendirme süreci tamamlandı. | Vertaisarviointiprosessi saatiin päätökseen. |
Bilim camiası yanıt verdi. | Tieteellinen yhteisö reagoi. |
Metodoloji sağlamdı. | Metodologia oli pätevä. |
Araştırma sorusu ele alındı. | Tutkimuskysymykseen vastattiin. |
Bilimsel makale hakem değerlendirmesinden geçti. | Tieteellinen artikkeli oli vertaisarvioitu. |
Akademik araştırma bilgiye katkıda bulundu. | Tieteellinen tutkimus edisti tietoa. |
Deneysel tasarım kontrollüydü. | Kokeellinen asetelma oli kontrolloitu. |
Değişkenler doğru bir şekilde ölçüldü. | Muuttujat mitattiin tarkasti. |
İstatistiksel analiz yapıldı. | Tilastollinen analyysi suoritettiin. |
Araştırma protokolüne uyuldu. | Tutkimusprotokollaa noudatettiin. |
Bilimsel araştırma sistematikti. | Tieteellinen tutkimus oli systemaattinen. |
Laboratuvar çalışması hassastı. | Laboratoriotyö oli tarkkaa. |
Araştırma metodolojisi titizdi. | Tutkimuksen metodologia oli perusteellinen. |
Bilimsel kanıtlar ikna ediciydi. | Tieteelliset todisteet olivat vakuuttavia. |
Akademik araştırma kapsamlıydı. | Akateeminen tutkimus oli kattava. |
Araştırmadaki yenilik, alanı ilerletti. | Tutkimusinnovaatio edisti alaa. |
Bilimsel bilgi genişletildi. | Tieteellistä tietämystä laajennettiin. |
Araştırma işbirliği verimliydi. | Tutkimusyhteistyö oli hedelmällistä. |
Laboratuvar bulguları yeniden üretilebilirdi. | Laboratoriolöydökset olivat toistettavissa. |
Bilimsel araştırma kapsamlıydı. | Tieteellinen tutkimus oli perusteellinen. |
Araştırma katkısı özgündü. | Tutkimuksen panos oli omaperäinen. |
Akademik yayın etkiliydi. | Akateeminen julkaisu oli vaikutusvaltainen. |
Bilimsel paradigmada değişiklik oldu. | Tieteellinen paradigma muuttui. |
Araştırma metodolojisi doğrulandı. | Tutkimusmenetelmä validoitiin. |
Laboratuvardaki araştırma çığır açıcıydı. | Laboratoriotutkimus oli uraauurtavaa. |
Bilimsel ilerleme önemliydi. | Tieteellinen edistys oli merkittävä. |
Araştırma mükemmelliği tanındı. | Tutkimuksen erinomaisuus tunnustettiin. |
Akademik araştırma finanse edildi. | Akateeminen tutkimus rahoitettiin. |
Bilimsel bütünlük korundu. | Tieteellinen integriteetti säilytettiin. |
Araştırma etiğine uyuldu. | Tutkimuseettisiä periaatteita noudatettiin. |
Laboratuvar güvenliği sağlandı. | Laboratorioturvallisuus varmistettiin. |
Bilimsel doğruluk doğrulandı. | Tieteellinen tarkkuus varmistettiin. |
Araştırma şeffaflığı teşvik edildi. | Tutkimuksen läpinäkyvyyttä edistettiin. |
Akademik araştırma titizdi. | Tieteellinen tutkimus oli perusteellista. |
Bilim camiası işbirliği yaptı. | Tieteellinen yhteisö teki yhteistyötä. |
Araştırmanın etkisi ölçüldü. | Tutkimuksen vaikutusta mitattiin. |
Gitmiştim. | Olin mennyt. |
Sen yemiştin. | Sinä olit syönyt. |
O gelmişti. | Hän oli saapunut. |
O gitmişti. | Hän oli lähtenyt. |
Görmüştük. | Olimme nähneet. |
Bitirmiş olacağım. | Olen saanut valmiiksi. |
Varmış olacaksın. | Tulet olemaan saapunut. |
O gitmiş olacak. | Hän on lähtenyt. |
O tamamlamış olacak. | Hän tulee olemaan suorittanut. |
Başarmış olacağız. | Olemme saavuttaneet. |
Gitmiş olurdum. | Olisin mennyt. |
Yemiş olurdun. | Olisit syönyt. |
O gelmiş olurdu. | Hän olisi saapunut. |
O gitmiş olurdu. | Hän olisi lähtenyt. |
Görmüş olurduk. | Olisimme nähneet. |
Gidiyordum. | Olin ollut menossa. |
Yiyordun. | Sinä olit ollut syömässä. |
O çalışıyordu. | Hän oli ollut työskentelemässä. |
O çalışıyordu. | Hän oli ollut opiskelemassa. |
Bekliyor olmuştuk. | Olimme olleet odottamassa. |
Çalışıyor olacağım | Minä tulen olemaan työskennellyt. |
Çalışıyor olacaksın. | Sinä tulet olemaan opiskellut. |
Bekliyor olacak. | Hän tulee olemaan odottanut. |
O okuyor olacak. | Hän on ollut lukemassa. |
Seyahat ediyor olacağız. | Me tulemme olleet matkustamassa. |
Gidiyor olurdum. | Olisin ollut menossa. |
Yiyor olurdun. | Olisit ollut syömässä. |
Çalışıyor olacaktı. | Hän olisi ollut työskentelemässä. |
O ders çalışıyor olurdu. | Hän olisi ollut opiskelemassa. |
Bekliyor olacaktık. | Olisimme olleet odottamassa. |
Bitirdikten sonra ayrıldım. | Lopetettuani lähdin. |
Vardıktan sonra dinlendik. | Saapuessamme lepäsimme. |
Çalıştığı için geçti. | Opiskeltuaan hän pääsi läpi. |
Çalıştıktan sonra dinlendi. | Työskenneltyään hän rentoutui. |
Okuduktan sonra anladım. | Luettuani ymmärsin. |
Gitsem, seni bilgilendirirdim. | Jos menisin, ilmoittaisin sinulle. |
Bunu bilmiş olsaydım, farklı davranırdım. | Jos olisin tiennyt, olisin toiminut toisin. |
Yardıma ihtiyaç duymanız halinde, lütfen bizimle iletişime geçin. | Tarvitessanne apua, ottakaa yhteyttä meihin. |
Yardımın olmasaydı başarısız olurdum. | Ilman apuasi olisin epäonnistunut. |
Eğer mümkün olsaydı, katılırdık. | Jos se olisi ollut mahdollista, olisimme osallistuneet. |
Koşullar farklı olsaydı, sonuç değişirdi. | Jos olosuhteet olisivat toisin, lopputulos olisi erilainen. |
Gerekirse yanıt vereceğiz. | Jos tarve ilmenee, vastaamme. |
Keşke bilseydik, hazırlık yapardık. | Jos vain olisimme tienneet, olisimme valmistautuneet. |
Birisi sonuçları düşünse. | Jos joku ottaisi huomioon seuraukset. |
Senin sessiz kalman daha iyi olurdu. | Olisi parempi, että pysyisit hiljaa. |
Keşke durum farklı olsaydı. | Toivon, että se olisi toisin. |
Senin yerinde olsam, tekrar düşünürdüm. | Jos olisin sinun sijassasi, harkitsisin asiaa uudelleen. |
Tabiri caizse, durum karmaşık. | Niin sanoakseni, tilanne on monimutkainen. |
Durum böyle olsa da, ilerlemeliyiz. | Siitä huolimatta meidän on edettävä. |
Ne olursa olsun, sebat edeceğiz. | Mitä ikinä tapahtuukin, me sinnittelemme. |
Her ne kadar mütevazı olsa da, ev gibisi yok. | Olkoonpa kuinka vaatimaton tahansa, ei ole paikkaa kuin koti. |
Şunu söylemek yeterli: mesele çözüldü. | Riittää sanoa, että asia on ratkaistu. |
Eleştirmek bana düşmez. | Olisin viimeinen, joka arvostelisi. |
Öyle olsun. | Olkoon niin. |
Tez. | Teesi. |
Tez. | Väitöskirja. |
Araştırma makalesi. | Tutkimusartikkeli. |
Tezimi yazıyorum. | Kirjoitan opinnäytetyötäni. |
Tez kapsamlıdır. | Väitöskirja on kattava. |
Araştırma makalesi yayımlandı. | Tutkimusartikkeli julkaistiin. |
Metodoloji titizdir. | Metodologia on perusteellinen. |
Hipotez test edildi. | Hypoteesi testattiin. |
Bulgular önemlidir. | Tulokset ovat merkittäviä. |
Sonuç, araştırmayı özetler. | Johtopäätös tiivistää tutkimuksen. |
Literatür taraması kapsamlıdır. | Kirjallisuuskatsaus on laaja. |
Özet, genel bir bakış sağlar. | Tiivistelmä antaa yleiskatsauksen. |
Atıf standarda uygundur. | Viittaus noudattaa standardia. |
Kaynakça tamamlandı. | Lähdeluettelo on täydellinen. |
Hakem değerlendirmesi olumluydu. | Vertaisarvio oli myönteinen. |
Akademik dergi bunu yayımladı. | Tieteellinen aikakauslehti julkaisi sen. |
Teorik çerçeve çalışmayı yönlendirir. | Teoreettinen viitekehys ohjaa tutkimusta. |
Ampirik bulgular iddiayı destekliyor. | Empiirinen näyttö tukee väitettä. |
Nicel analiz kalıpları ortaya koyar. | Kvantitatiivinen analyysi paljastaa kuvioita. |
Nitel araştırma bakış açılarını inceler. | Laadullinen tutkimus tutkii näkökulmia. |
Akademik makale bilgiye katkıda bulunur. | Tieteellinen artikkeli edistää tietämystä. |
Akademik söylem resmidir. | Akateeminen diskurssi on muodollinen. |
Araştırma sorusu açıktır. | Tutkimuskysymys on selkeä. |
Veri analizi kapsamlıdır. | Aineiston analyysi on perusteellinen. |
Akademik yazım geleneklere uygundur. | Akateeminen kirjoittaminen noudattaa konventioita. |
Bu bilimsel çalışma hakem değerlendirmesinden geçirilmiştir. | Tieteellinen työ on vertaisarvioitu. |
Bu araştırma alana katkıda bulunur. | Tutkimus antaa panoksen alalle. |
Akademik argüman iyi yapılandırılmış. | Akateeminen argumentti on hyvin jäsennelty. |
Teorik perspektif analizi yönlendirir. | Teoreettinen näkökulma ohjaa analyysiä. |
Akademik yayın, anlayışın ilerlemesini sağlar. | Tieteellinen julkaisu edistää ymmärrystä. |
Epistemolojik çerçeve araştırmanın temelini oluşturur. | Epistemologinen viitekehys muodostaa tutkimuksen perustan. |
Ontolojik varsayımlar metodolojiyi belirler. | Ontologiset oletukset vaikuttavat metodologiaan. |
Hermeneutik yaklaşım verileri yorumlar. | Hermeneuttinen lähestymistapa tulkitsee aineistoa. |
Paradigmatik değişim alanda meydana geldi. | Paradigmaattinen muutos tapahtui alalla. |
Teorik temeller sağlamdır. | Teoreettiset lähtökohdat ovat vankat. |
Kavramsal çerçeve analizi yönlendirir. | Käsitteellinen viitekehys ohjaa analyysiä. |
Metodolojik titizlik geçerliliği sağlar. | Metodologinen huolellisuus varmistaa validiteetin. |
Epistemolojik pozisyon açıktır. | Epistemologinen asema on eksplisiittinen. |
Ontolojik bağlılık, sorgulamayı şekillendirir. | Ontologinen sitoutuminen muokkaa tutkimusta. |
Aksiolojik değerlendirmeler ele alınmaktadır. | Aksiologiset näkökohdat käsitellään. |
Araştırma paradigması yorumlamayı etkiler. | Tutkimusparadigma vaikuttaa tulkintaan. |
Epistemolojik duruş tutarlıdır. | Epistemologinen kanta on johdonmukainen. |
Teorik çerçeve içgörü sağlar. | Teoreettinen näkökulma tarjoaa oivalluksia. |
Metodolojik triangülasyon güvenilirliği artırır. | Metodologinen triangulaatio lisää uskottavuutta. |
Epistemolojik varsayımlar açıktır. | Tieto-opilliset oletukset ovat läpinäkyviä. |
Ontolojik perspektif çalışmayı çerçeveler. | Ontologinen näkökulma kehystää tutkimusta. |
Teorik katkı bilgi birikimini ilerletir. | Teoreettinen panos edistää tietämystä. |
Metodolojik yenilik yeni araştırma alanları açmaktadır. | Metodologinen innovaatio avaa uusia mahdollisuuksia. |
Epistemolojik titizlik akademik dürüstlüğü sağlar. | Epistemologinen tarkkuus varmistaa akateemisen integriteetin. |
Altın kalpli olmak. | olla sydämeltään kultainen |
Sevinçten havalara uçmak. | olla seitsemännessä taivaassa |
Bir taşla iki kuş vurmak. | Lyödä kaksi kärpästä yhdellä iskulla. |
Top sende. | Pallo on sinun kentälläsi. |
Birinin yerinde olmak. | olla jonkun asemassa |
Tam on ikiden vurmak | Osua naulan kantaan. |
Geç olsun, güç olmasın. | Parempi myöhään kuin ei koskaan. |
Dış görünüşe aldanma. | Älä tuomitse kirjaa kannen perusteella. |
Her şerde bir hayır vardır. | Jokaisella pilvellä on hopeareunus. |
Eylemler sözlerden daha etkilidir. | Teot puhuvat enemmän kuin sanat. |
buzları kırmak | Murtaa jäätä. |
Çocuk oyuncağı olmak. | olla lastenleikkiä |
Çok pahalıya mal olmak. | maksaa maltaita |
Kulak kesilmek | olla korvat höröllään |
Kırk yılda bir. | hyvin harvoin |
Ağzından kaçırmak. | paljastaa salaisuus |
Arı gibi çalışmak. | olla kuin pörriäinen |
Bitkilerle arası iyi olmak. | olla viherpeukalo |
Aynı gemide olmak. | olla samassa veneessä |
Görmezden gelmek. | sulkea silmät |
Gece geç saatlere kadar çalışmak. | tehdä yötä myöten töitä |
Koyun postuna bürünmüş kurt olmak. | olla susi lampaan nahassa |
Dökülen süte ağlamak. | itkeä kaatunutta maitoa |
Birinin gözbebeği olmak. | olla jonkun silmäterä |
Lafı dolandırmak. | kiertää asiaa |