エキスパートレベル - トルコ語学習

エキスパートレベルでトルコ語を学ぶ

エキスパートレベルの語彙とフレーズでトルコ語の熟達に到達しましょう。日本語話者向けに設計された構造化されたフラッシュカードでスキルを完成させます。

論文
Tez.
学位論文
Tez.
研究論文
Araştırma makalesi.
論文を書いています。
Tezimi yazıyorum.
その論文は包括的です。
Tez kapsamlıdır.
研究論文が発表された。
Araştırma makalesi yayımlandı.
方法論は厳密です。
Metodoloji titizdir.
仮説は検証された。
Hipotez test edildi.
これらの所見は重要である。
Bulgular önemlidir.
結論は研究を要約している。
Sonuç, araştırmayı özetler.
文献レビューは網羅的である。
Literatür taraması kapsamlıdır.
要旨は概要を提供する。
Özet, genel bir bakış sağlar.
引用は標準に従っています。
Atıf standarda uygundur.
参考文献は完成しています。
Kaynakça tamamlandı.
査読は肯定的だった。
Hakem değerlendirmesi olumluydu.
学術雑誌がそれを掲載した。
Akademik dergi bunu yayımladı.
理論的枠組みは研究の指針となる。
Teorik çerçeve çalışmayı yönlendirir.
現行犯で捕まる
suçüstü yakalanmak
実証的な証拠はその主張を支持している。
Ampirik bulgular iddiayı destekliyor.
定量分析はパターンを明らかにする。
Nicel analiz kalıpları ortaya koyar.
質的研究は視点を考察する。
Nitel araştırma bakış açılarını inceler.
学術論文は知識に貢献する。
Akademik makale bilgiye katkıda bulunur.
学術的な談話は形式的である。
Akademik söylem resmidir.
研究の問いは明確である。
Araştırma sorusu açıktır.
データ分析は徹底的である。
Veri analizi kapsamlıdır.
学術的な文章は慣習に従う。
Akademik yazım geleneklere uygundur.
その学術的な研究は査読を受けている。
Bu bilimsel çalışma hakem değerlendirmesinden geçirilmiştir.
本研究は当該分野に貢献する。
Bu araştırma alana katkıda bulunur.
学術的な議論はよく構成されている。
Akademik argüman iyi yapılandırılmış.
理論的視点は分析に影響を与える。
Teorik perspektif analizi yönlendirir.
学術的な出版物は理解を深める。
Akademik yayın, anlayışın ilerlemesini sağlar.
認識論的枠組みが研究の基盤となる。
Epistemolojik çerçeve araştırmanın temelini oluşturur.
存在論的前提は方法論を規定する。
Ontolojik varsayımlar metodolojiyi belirler.
解釈学的アプローチはデータを解釈する。
Hermeneutik yaklaşım verileri yorumlar.
当該分野においてパラダイム転換が生じた。
Paradigmatik değişim alanda meydana geldi.
理論的基盤は妥当です。
Teorik temeller sağlamdır.
概念的枠組みは分析を導く。
Kavramsal çerçeve analizi yönlendirir.
方法論的厳密性が妥当性を保証する。
Metodolojik titizlik geçerliliği sağlar.
認識論的立場は明示されている。
Epistemolojik pozisyon açıktır.
存在論的コミットメントが研究の枠組みを形成する。
Ontolojik bağlılık, sorgulamayı şekillendirir.
価値論的考察が行われる。
Aksiolojik değerlendirmeler ele alınmaktadır.
研究パラダイムは解釈に影響を及ぼす。
Araştırma paradigması yorumlamayı etkiler.
認識論的立場は整合的である。
Epistemolojik duruş tutarlıdır.
理論的視点は洞察を提供する。
Teorik çerçeve içgörü sağlar.
方法論的三角測量は信頼性を高める。
Metodolojik triangülasyon güvenilirliği artırır.
認識論的前提は明確である。
Epistemolojik varsayımlar açıktır.
存在論的視点が研究の枠組みを形成する。
Ontolojik perspektif çalışmayı çerçeveler.
理論的貢献は知識の進展に寄与する。
Teorik katkı bilgi birikimini ilerletir.
方法論的革新は新たな道を切り開く。
Metodolojik yenilik yeni araştırma alanları açmaktadır.
認識論的厳密さは学術的誠実性を保証する。
Epistemolojik titizlik akademik dürüstlüğü sağlar.
温かい心を持っている
Altın kalpli olmak.
天にも昇る気持ちだ
Sevinçten havalara uçmak.
一石二鳥
Bir taşla iki kuş vurmak.
次はあなた次第だ。
Top sende.
誰かの立場に立つ
Birinin yerinde olmak.
核心を突く
Tam on ikiden vurmak
遅れてもやらないよりはましだ。
Geç olsun, güç olmasın.
見た目で判断してはいけない
Dış görünüşe aldanma.
どんな雲にも銀の裏地がある。
Her şerde bir hayır vardır.
行動は言葉よりも雄弁だ
Eylemler sözlerden daha etkilidir.
場を和ませる
buzları kırmak
朝飯前だ
Çocuk oyuncağı olmak.
目玉が飛び出すほど高い。
Çok pahalıya mal olmak.
耳を傾ける
Kulak kesilmek
滅多にない
Kırk yılda bir.
秘密をばらす
Ağzından kaçırmak.
蜂のように忙しい。
Arı gibi çalışmak.
植物を育てるのが得意だ
Bitkilerle arası iyi olmak.
同じ立場にいる
Aynı gemide olmak.
見て見ぬふりをする
Görmezden gelmek.
徹夜する
Gece geç saatlere kadar çalışmak.
羊の皮をかぶった狼である
Koyun postuna bürünmüş kurt olmak.
覆水盆に返らず。
Dökülen süte ağlamak.
誰かの目に入れても痛くないほどかわいがられる
Birinin gözbebeği olmak.
遠回しに言う。
Lafı dolandırmak.
干し草の山の中の針のようなものだ
Samanlıkta iğne aramak.
とどめになる
Bardağı taşıran son damla olmak.
板挟みになる
İki arada bir derede kalmak.
華を添える
Olayı daha da güzelleştirmek
焼け石に水だ
Okyanusta bir damla olmak
地の塩である
Dünyanın tuzu olmak.
一人前である
İşinin ehli olmak
目くらましである。
Yalancı iz olmak.
無用の長物
Beyaz fil olmak.
伏兵である
Beklenmedik bir kişi olmak
記念すべき日である
kırmızı harflerle yazılacak bir gün olmak
嫉妬でたまらない
Kıskançlıktan çatlamak.
赤字である
zararda olmak.
黒字である
kârda olmak
いくら言っても無駄だ
Boşa kürek çekmek.
滅多にない
Kırk yılda bir olmak.
青天の霹靂である
beklenmedik bir şekilde olmak
忠実である
Sadık olmak.
肝っ玉が小さい
Ödlek olmak.
千載一遇の好機である。
Altın bir fırsat olmak.
金の重さほどの価値がある
altın değerinde olmak
金科玉条である
Altın kural olmak.
希望の光となる
Bir umut ışığı olmak.
生まれながらにして裕福である
Altın kaşıkla doğmak.
口がうまい
Tatlı dilli olmak.
グレーゾーンである
belirsiz olmak
解雇される
İşten çıkarılmak.
絶好調である
sağlığı yerinde olmak.
けばけばしい散文である
Ağdalı, süslü bir üslup olmak.
物思いにふける
Düşüncelere dalmak.
白黒はっきりしている
Apaçık olmak
ブラックリストに載せられる。
Kara listeye alınmak.
ソーシャルメディア
Sosyal medya.
SNSをスクロールしている。
Sosyal medyada kaydırıyorum.
その投稿はバズった。
Gönderi viral oldu.
流行を追いかけている。
Trendleri takip ediyorum.
そのミームは共有された。
Meme paylaşıldı.
コンテンツをストリーミングしています。
İçerik yayınlıyorum.
インフルエンサーがその商品を宣伝した。
Influencer ürünü tanıttı.
コンテンツを作っています。
İçerik üretiyorum.
そのハッシュタグがトレンドになっていた。
Hashtag trendteydi.
コミュニティに関わっています。
Toplulukla etkileşimde bulunuyorum.
デジタル文化は進化している。
Dijital kültür evriliyor.
現代的な表現を使っています。
Modern ifadeler kullanıyorum.
ポップカルチャーへの言及がなされた。
Pop kültür göndermesi yapıldı.
私は時事問題に詳しい。
Güncel gelişmelerden haberdarım.
現代のスラングが使われている。
Güncel argo kullanılıyor.
現代語に適応しています。
Günümüz diline uyum sağlıyorum.
文化的現象が現れた。
Kültürel fenomen ortaya çıktı.
ポップカルチャーを追っています。
Pop kültürünü takip ediyorum.
その現代的な表現は流行した。
Modern ifade popüler oldu.
今どきの語彙を使っています。
Çağdaş kelime dağarcığı kullanıyorum.
文化的な変化が起こった。
Kültürel değişim gerçekleşti.
私は現代文化に関わっています。
Çağdaş kültürle ilgileniyorum.
その流行は短命だった。
Trend kısa ömürlüydü.
私は文化の変化に気づいています。
Kültürel değişikliklerin farkındayım.
その現代的な言及は理解された。
Çağdaş referans anlaşıldı.
工学
Mühendislik
設計
Tasarım.
プロトタイプ
Prototip
その工学プロジェクトは完了しました。
Mühendislik projesi tamamlandı.
その設計は革新的だった。
Tasarım yenilikçiydi.
試作機は試験された。
Prototip test edildi.
技術仕様は満たされました。
Teknik şartnameler karşılandı.
その工学的な解決策は効率的だった。
Mühendislik çözümü verimliydi.
技術文書は包括的でした。
Teknik dokümantasyon kapsamlıydı.
エンジニアリングチームが協力した。
Mühendislik ekibi işbirliği yaptı.
設計プロセスは反復的でした。
Tasarım süreci iteratifti.
技術的要件が分析された。
Teknik gereksinimler analiz edildi.
その工学的革新は特許を取得した。
Mühendislik yeniliği patentlendi.
技術的な実現可能性が評価された。
Teknik uygulanabilirlik değerlendirildi.
技術基準が遵守された。
Mühendislik standartlarına uyuldu.
設計の最適化により性能が向上した。
Tasarım optimizasyonu performansı iyileştirdi.
技術的な実装は成功しました。
Teknik uygulama başarıyla gerçekleştirildi.
その工学的な方法論は体系的だった。
Mühendislik metodolojisi sistematikti.
技術的な分析は詳細だった。
Teknik analiz ayrıntılıydı.
その工学的な解決策は持続可能だった。
Mühendislik çözümü sürdürülebilirdi.
技術的進歩は著しかった。
Teknik ilerleme önemliydi.
工学的設計が検証された。
Mühendislik tasarımı doğrulandı.
技術的な専門知識が示された。
Teknik uzmanlık gösterildi.
その工学プロジェクトは効果的に管理されました。
Mühendislik projesi etkili bir şekilde yönetildi.
その技術革新は画期的だった。
Teknik yenilik çığır açıcıydı.
その工学的アプローチは学際的だった。
Mühendislik yaklaşımı çok disiplinliydi.
その技術的なソリューションはスケーラブルだった。
Teknik çözüm ölçeklenebilirdi.
工学の品質は保証された。
Mühendislik kalitesi güvence altına alındı.
技術開発が加速した。
Teknik gelişme hızlandırıldı.
その工学的卓越性が認められた。
Mühendislik mükemmeliyeti tanındı.
皆様。
Hanımefendiler ve beyefendiler.
光栄に存じます。
Onur duyarım.
大変嬉しく存じます。
Büyük bir memnuniyetle.
申し上げたいと存じます。
İfade etmek isterim.
〜を代表して
namına
ここにお招きいただき、誠に光栄に存じます。
Burada bulunmaktan onur duyuyorum.
〜することは光栄に存じます。
…mek bir ayrıcalıktır.
感謝の意を表したく存じます。
Bunu belirtmek isterim.
ご紹介させてください。
Tanıştırmama izin veriniz.
喜んでお知らせ申し上げます。
Duyurmaktan memnuniyet duyarım.
することを大変嬉しく存じます。
Bana büyük bir memnuniyet vermektedir.
延長したく存じます。
Uzatma talebinde bulunmak istiyorum.
この度に際して。
Bu vesileyle.
嬉しく存じます
Memnuniyet duyarım.
喜んでいたします。
Memnuniyet duyarım.
この機会をいただきたく存じます。
Bu fırsatı değerlendirmek isterim.
述べさせてください。
İzninizle ifade edeyim.
私は〜に感謝しております。
Müteşekkirim.
深甚なる感謝の意を表して
Derin bir şükranla
お伝えしたく存じます。
İletmek isterim.
革命
Devrim.
フランス革命。
Fransız Devrimi.
バスティーユ
Bastille.
啓蒙時代
Aydınlanma.
中世
Orta Çağ.
ルネサンス
Rönesans.
王政は倒された。
Monarşi devrildi.
共和国が樹立された。
Cumhuriyet kuruldu.
その歴史的時代は文化に影響を与えた。
Tarihsel dönem kültürü etkiledi.
その歴史的出来事は社会を形成した。
Tarihi olay toplumu şekillendirdi.
文化遺産は保存された。
Kültürel miras korundu.
その歴史的人物は影響力がありました。
Tarihi şahsiyet etkiliydi.
時代特有の言語が使われていた。
Döneme özgü dil kullanıldı.
歴史的文脈は重要です。
Tarihsel bağlam önemlidir.
文化史は研究された。
Kültür tarihi incelendi.
歴史的な言及がなされた。
Tarihsel referans yapıldı.
その時代は〜によって特徴づけられた。
Dönem ... ile karakterize edildi.
歴史的重要性が認められた。
Tarihi önemi tanındı.
文化運動が起こった。
Kültürel hareket ortaya çıktı.
歴史的遺産は受け継がれている。
Tarihi miras devam ediyor.
その時代は転換点となった。
Bu dönem bir dönüm noktasını işaret etti.
歴史的記述が書かれた。
Tarihsel anlatı yazıldı.
その文化的伝統は受け継がれた。
Kültürel gelenek kuşaktan kuşağa aktarıldı.
歴史的視点が分析された。
Tarihsel bakış açısı analiz edildi.
その時代は現代の思想に影響を与えた。
Dönem modern düşünceyi etkiledi.
裁判所
Mahkeme.
裁判官
Hakim.
弁護士
Avukat
裁判所はその事件を審理した。
Mahkeme davayı dinledi.
裁判官は判決を言い渡した。
Hakim kararını verdi.
弁護士は主張を述べた。
Avukat argümanını sundu.
法制度は正義を保障する。
Hukuk sistemi adaleti sağlar.
その裁判は公正に行われた。
Dava adil bir şekilde yürütüldü.
証拠が提出された。
Deliller sunuldu.
証人は証言した。
Tanık ifade verdi.
陪審員は評議した。
Jüri müzakere etti.
評決が言い渡された。
Karar açıklandı.
判決が言い渡された。
Hüküm açıklandı.
控訴が提起された。
Temyiz başvurusu yapıldı.
判例が確立された。
Hukuki emsal oluşturuldu.
その憲法上の権利は保護された。
Anayasal hak korundu.
法的手続きが遵守された。
Yasal prosedüre uyuldu.
司法制度は独立して機能します。
Adalet sistemi bağımsız olarak işler.
法的枠組みは権利を保護する。
Hukuki çerçeve hakları korur.
裁判所の命令が出された。
Mahkeme emri verildi.
法的代理が提供されました。
Hukuki temsil sağlandı.
その訴訟は却下された。
Dava reddedildi.
法的救済が求められた。
Hukuki çareye başvuruldu.
正義は果たされた。
Adalet yerini buldu.
法的紛争は解決されました。
Hukuki uyuşmazlık çözüldü.
裁判の手続きは透明でした。
Mahkeme süreci şeffaftı.
その法的原則が適用された。
Hukuki ilke uygulandı.
司法審査が行われた。
Yargı denetimi yapıldı.
法的保護が付与された。
Hukuki koruma verildi.
司法制度は公正を確保します。
Adalet sistemi hakkaniyeti sağlar.
法的義務は履行された。
Yasal yükümlülük yerine getirildi.
裁判所の管轄権が確立された。
Mahkemenin yargı yetkisi tesis edildi.
法的議論は説得力があった。
Hukuki argüman ikna ediciydi.
裁判官は公平だった。
Adalet tarafsızdı.
法制度は発展した。
Hukuk sistemi evrildi.
裁判所の決定は最終的だった。
Mahkemenin kararı nihaiydi.
法的権利が行使された。
Yasal haklar uygulandı.
司法手続きは徹底していた。
Adalet süreci kapsamlıydı.
法的枠組みは包括的だった。
Hukuki çerçeve kapsamlıydı.
法律
Kanun.
合法
Yasal.
契約
Sözleşme
私は契約書に署名しました。
Sözleşmeyi imzaladım.
法律が制定された。
Kanun yürürlüğe konuldu.
法的文書が審査されました。
Hukuki belge incelenmiştir.
本契約は拘束力を有する。
Sözleşme bağlayıcıdır.
当該条項は条件を規定する。
Hüküm şartları belirler.
法的手続きが開始されました。
Hukuki işlem başlatıldı.
裁判所は判決を言い渡した。
Mahkeme bir hüküm verdi.
法務顧問は助言した。
Hukuk müşaviri tavsiyede bulundu.
法令が改正された。
Kanun değiştirildi.
その規制は施行された。
Düzenleme yürürlüğe konuldu.
法的枠組みが支配する。
Hukuki çerçeve düzenler.
その公文書は公証人によって公証されました。
Resmi belge noter tarafından tasdik edildi.
官僚的手続きは複雑です。
Bürokratik prosedür karmaşıktır.
行政書類が提出されました。
İdari form sunuldu.
予後は良好です。
Prognoz iyi.
公式の通知が発行された。
Resmi tebligat yapılmıştır.
法人が設立されました。
Tüzel kişi kuruldu.
遵守要件が満たされました。
Uyumluluk gerekliliği karşılanmıştır.
判例が引用された。
Hukuki emsal gösterildi.
その裁判の決定は控訴された。
Mahkeme kararı temyiz edildi.
法的義務は履行されなければならない。
Hukuki yükümlülük yerine getirilmelidir.
公文書は保管された。
Resmi kayıt arşivlendi.
規制当局は監督を行う。
Düzenleyici kurum gözetler.
法令の規定が適用される。
Yasal hüküm uygulanır.
正式な許可が付与されました。
Resmi yetki verildi.
官僚的手続きは長期にわたる。
Bürokratik süreç uzundur.
法的解釈は異なる場合がある。
Hukuki yorum farklılık gösterir.
公式の手順が遵守されました。
Resmi protokole uyuldu.
小説
Roman.
Şiir.
散文
Düzyazı.
隠喩
Mecaz
寓意
Alegori
著者は傑作を書きました
Yazar bir başyapıt yazdı.
詩は隠喩を使用しています
Şiir metaforlar kullanır.
物語は魅力的です
Anlatı etkileyici.
散文は優雅です
Nesir zariftir.
寓意は自由を表しています
Alegori özgürlüğü temsil eder.
登場人物はよく発達しています
Karakter iyi işlenmiş.
プロットは徐々に展開します
Olay örgüsü yavaş yavaş ortaya çıkar.
イメージは鮮明です
İmgeler canlıdır.
象徴性は深遠です
Simgesellik derindir.
スタイルは洗練されています
Üslubu inceliklidir.
作品は時代を超えています
Eser zamansızdır.
著者は皮肉を使用しています
Yazar ironi kullanır.
テーマは普遍的です
Tema evrenseldir.
対話は本物です
Diyalog gerçekçi.
描写は喚起的です
Betimleme çağrıştırıcı.
語り手の声は独特です
Anlatıcının sesi kendine özgüdür.
文学的技法は意味を強化します
Edebi araç anlamı güçlendirir.
エピローグは物語を締めくくります
Epilog hikâyeyi sonlandırır.
プロローグは場面を設定します
Prolog sahneyi hazırlar.
詩句はリズミカルです
Mısra ritmiktir.
連は四行を含んでいます
Kıta dört mısradan oluşur.
ソネットは厳格な形式に従います
Sone katı bir biçimi izler.
文学運動は作家に影響を与えました
Edebi akım yazarları etkiledi.
古典作品は永続します
Klasik eser baki kalır.
現代小説は社会を反映しています
Çağdaş roman toplumu yansıtır.
文学批評は主題を分析する。
Edebi eleştiri temaları analiz eder.
その選集は詩を集めている。
Antoloji şiirleri toplar.
写本が発見された。
El yazması keşfedildi.
その版には注釈が付いている。
Baskı dipnotludur.
その翻訳は本質を捉えている。
Çeviri özünü yakalıyor.
文学の伝統は続いている。
Edebi gelenek devam ediyor.
その作家の作品は膨大だ。
Yazarın külliyatı geniştir.
文学の正典には古典が含まれる。
Edebi kanon klasikleri içerir.
物語の構造は複雑だ。
Anlatı yapısı karmaşıktır.
文学的分析は深みを明らかにする。
Edebi analiz derinliği ortaya koyar.
診断
Teşhis
治療
Tedavi
手術
Ameliyat.
診断が確定しました。
Tanı doğrulandı.
治療は有効です。
Tedavi etkilidir.
手術は成功しました。
Ameliyat başarılı geçti.
患者の容態は改善しました。
Hastanın durumu düzeldi.
診察で明らかになった。
Tıbbi muayene gösterdi.
処方箋が調剤されました。
Reçete dolduruldu.
症状が分析されました。
Belirtiler analiz edildi.
病気が診断されました。
Hastalık teşhis edildi.
薬が投与されました。
İlaç verildi.
医療処置が行われた。
Tıbbi işlem gerçekleştirildi.
患者のバイタルサインが監視されました。
Hastanın hayati bulguları izlendi.
解剖学が研究された。
Anatomi incelendi.
生理学が説明された。
Fizyoloji açıklandı.
病理が特定されました。
Patoloji tespit edildi.
その病状は注意を要します。
Tıbbi durum dikkat gerektirir.
臨床試験が実施された。
Klinik deneme gerçekleştirildi.
医学研究は知識を進展させた。
Tıbbi araştırma bilgiyi ilerletti.
医療制度はケアを提供します。
Sağlık sistemi bakım sağlar.
その医療専門分野は焦点を当てている。
Tıbbi uzmanlık alanı odaklanır.
診断は鑑別診断だった。
Tanı ayırıcıydı.
医療介入は必要だった。
Tıbbi müdahale gerekliydi.
患者の既往歴が確認されました。
Hastanın tıbbi geçmişi incelendi.
医療用語は正確です。
Tıbbi terminoloji nettir.
相談を受けた医療提供者。
Danışılan sağlık hizmeti sağlayıcısı.
医療プロトコルは遵守されました。
Tıbbi protokole uyuldu.
患者の回復は経過観察された。
Hastanın iyileşmesi izlendi.
医療機器は滅菌されました。
Tıbbi ekipman sterilize edildi.
手術の手順が計画された。
Cerrahi işlem planlandı.
麻酔が投与されました。
Anestezi uygulandı.
医療チームは連携した。
Tıbbi ekip işbirliği yaptı.
患者の同意が得られました。
Hastanın rızası alındı.
医療倫理が尊重された。
Tıbbi etik kurallarına uyuldu.
医療政策が実施された。
Sağlık politikası uygulandı.
その医療革新は治療成績を改善した。
Tıbbi yenilik tedavi sonuçlarını iyileştirdi.
患者の生活の質が改善した。
Hastanın yaşam kalitesi iyileşti.
医療分野は絶えず進歩しています。
Tıp alanı sürekli ilerlemektedir.
医療提供が最適化された。
Sağlık hizmeti sunumu optimize edildi.
医学教育は厳しいです。
Tıp eğitimi zorludur.
患者の権利は保護されました。
Hastanın hakları korundu.
医療の守秘義務は守られた。
Tıbbi gizlilik korundu.
医療改革が議論された。
Sağlık reformu tartışıldı.
その医療行為はエビデンスに基づいていた。
Tıbbi uygulama kanıta dayalıydı.
患者の自己決定権が尊重された。
Hastanın özerkliğine saygı gösterildi.
医療上の判断は十分な情報に基づいて行われた。
Tıbbi karar bilgilendirildi.
医療へのアクセスが改善されました。
Sağlık hizmetlerine erişim iyileştirildi.
その医学研究は画期的だった。
Tıbbi araştırma çığır açıcıydı.
哲学。
Felsefe.
倫理学
Etik
道徳
Ahlak.
私は哲学を勉強します。
Felsefe okuyorum.
倫理は行動を導く。
Etik davranışı yönlendirir.
道徳は複雑だ。
Ahlak karmaşıktır.
その哲学的な問いは深遠だった。
Felsefi soru derindi.
倫理的なジレンマが議論された。
Ahlaki ikilem tartışıldı.
熟慮する
Düşünüp taşınmak.
道徳的原則が適用された。
Ahlaki ilke uygulandı.
哲学的な議論は説得力があった。
Felsefi argüman ikna ediciydi.
倫理的枠組みが確立された。
Etik çerçeve oluşturuldu.
道徳的推論は妥当だった。
Ahlaki muhakeme sağlamdı.
哲学の伝統は思想に影響を与えた。
Felsefi gelenek düşünceyi etkiledi.
倫理的な配慮は重要だった。
Etik değerlendirme önemliydi.
道徳的判断が下された。
Ahlaki yargı verildi.
哲学的探究は意味を探った。
Felsefi sorgulama anlamı inceledi.
倫理基準が守られた。
Etik standart korundu.
道徳的価値が認められた。
Ahlaki değer tanındı.
その哲学的視点は独特だった。
Felsefi bakış açısı benzersizdi.
倫理的な判断は難しかった。
Etik karar zordu.
道徳的義務は果たされた。
Ahlaki yükümlülük yerine getirildi.
哲学的な議論は興味深かった。
Felsefi söylem ilgi çekiciydi.
倫理規範が守られた。
Etik kurallara uyuldu.
道徳哲学が研究された。
Ahlak felsefesi incelendi.
その哲学的概念は抽象的だった。
Felsefi kavram soyuttu.
倫理学の理論が構築された。
Etik teori geliştirildi.
道徳哲学は行動を導く。
Ahlak felsefesi eylemi yönlendirir.
哲学的な省察は深かった。
Felsefi yansıma derindi.
その倫理原則は普遍的だった。
Etik ilke evrenseldi.
その道徳的推論は論理的だった。
Ahlaki muhakeme mantıklıydı.
見る
Bakmak.
一瞥する。
Göz atmak.
見つめる
dik dik bakmak
見つめる
dik dik bakmak
言う
Söylemek.
囁く
Fısıldamak.
叫ぶ
bağırmak.
囁く
Mırıldanmak.
歩く
yürümek
散歩する
rahatça yürümek
闊歩する
Uzun adımlarla yürümek.
ぶらぶら歩く
rahatça yürümek
走る
Koşmak.
短距離を全力で走る
Süratle koşmak.
ジョギングする
yavaş tempoda koşmak
疾走する
hızla koşmak
考える
düşünmek.
思索する
derinlemesine düşünmek
熟考する
dikkatlice düşünmek
感じる
Hissetmek.
感知する
Sezmek
知覚する
Algılamak.
検出する
Tespit etmek.
理解する
Anlamak.
把握する
kavramak
理解する。
Kavramak.
気づく
fark etmek.
知る
bilmek.
意識すること
Farkında olmak.
認識する
Tanımak
〜に慣れている。
Bir şeye aşina olmak.
仮説
Hipotez.
実験.
Deney.
理論.
Teori.
仮説が立てられた。
Hipotez formüle edildi.
実験は設計された。
Deney tasarlandı.
理論は検証された。
Teori doğrulandı.
科学的方法が適用された。
Bilimsel yöntem uygulandı.
その研究は厳密に実施されました。
Araştırma titizlikle yürütüldü.
データは体系的に収集された。
Veriler sistematik olarak toplandı.
分析は徹底的だった。
Analiz kapsamlıydı.
研究室の機器は校正された。
Laboratuvar ekipmanları kalibre edildi.
その科学的発見は重要だった。
Bilimsel keşif önemliydi.
研究結果が発表された。
Araştırma bulguları yayımlandı.
査読プロセスが完了しました。
Hakem değerlendirme süreci tamamlandı.
科学界は反応した。
Bilim camiası yanıt verdi.
方法論は妥当だった。
Metodoloji sağlamdı.
研究の問いが扱われた。
Araştırma sorusu ele alındı.
その学術論文は査読された。
Bilimsel makale hakem değerlendirmesinden geçti.
その学術研究は知識に貢献した。
Akademik araştırma bilgiye katkıda bulundu.
実験計画は管理されていた。
Deneysel tasarım kontrollüydü.
変数は正確に測定された。
Değişkenler doğru bir şekilde ölçüldü.
統計解析が行われた。
İstatistiksel analiz yapıldı.
研究プロトコルは遵守された。
Araştırma protokolüne uyuldu.
その科学的探究は体系的だった。
Bilimsel araştırma sistematikti.
実験室での作業は正確でした。
Laboratuvar çalışması hassastı.
研究方法論は厳密だった。
Araştırma metodolojisi titizdi.
科学的な証拠は説得力があった。
Bilimsel kanıtlar ikna ediciydi.
その学術研究は包括的だった。
Akademik araştırma kapsamlıydı.
その研究による革新はその分野を前進させた。
Araştırmadaki yenilik, alanı ilerletti.
科学的知識は拡大された。
Bilimsel bilgi genişletildi.
その共同研究は実りがあった。
Araştırma işbirliği verimliydi.
実験結果は再現可能でした。
Laboratuvar bulguları yeniden üretilebilirdi.
その科学的な調査は徹底的だった。
Bilimsel araştırma kapsamlıydı.
その研究の貢献は独創的だった。
Araştırma katkısı özgündü.
その学術論文は影響力があった。
Akademik yayın etkiliydi.
科学的パラダイムが変わった。
Bilimsel paradigmada değişiklik oldu.
研究方法は検証された。
Araştırma metodolojisi doğrulandı.
実験室での研究は画期的だった。
Laboratuvardaki araştırma çığır açıcıydı.
科学的進展は重要だった。
Bilimsel ilerleme önemliydi.
研究の卓越性が認められた。
Araştırma mükemmelliği tanındı.
その学術研究は資金援助を受けた。
Akademik araştırma finanse edildi.
科学的誠実性が維持された。
Bilimsel bütünlük korundu.
研究倫理が尊重された。
Araştırma etiğine uyuldu.
実験室の安全が確保された。
Laboratuvar güvenliği sağlandı.
科学的正確性が検証されました。
Bilimsel doğruluk doğrulandı.
研究の透明性が促進された。
Araştırma şeffaflığı teşvik edildi.
その学術研究は厳密だった。
Akademik araştırma titizdi.
科学界は協力した。
Bilim camiası işbirliği yaptı.
研究の影響が測定された。
Araştırmanın etkisi ölçüldü.
私は行っていた。
Gitmiştim.
あなたは食べていた。
Sen yemiştin.
彼は到着していた。
O gelmişti.
彼女はもう出て行っていた。
O gitmişti.
私たちは見たことがあった。
Görmüştük.
私は終わっているでしょう
Bitirmiş olacağım.
あなたは着いているでしょう。
Varmış olacaksın.
彼はもう出発しているでしょう。
O gitmiş olacak.
彼女は終えているでしょう。
O tamamlamış olacak.
私たちは達成しているでしょう。
Başarmış olacağız.
行っていただろう。
Gitmiş olurdum.
あなたは食べていただろう。
Yemiş olurdun.
彼は着いていただろう。
O gelmiş olurdu.
彼女は出て行っていただろう。
O gitmiş olurdu.
私たちは見ていただろう。
Görmüş olurduk.
私は行っていた
Gidiyordum.
あなたは食べていた。
Yiyordun.
彼は働き続けていた。
O çalışıyordu.
彼女は勉強していた。
O çalışıyordu.
私たちは待っていた。
Bekliyor olmuştuk.
私は働き続けているでしょう。
Çalışıyor olacağım
あなたはずっと勉強しているでしょう
Çalışıyor olacaksın.
彼は待ち続けているだろう。
Bekliyor olacak.
彼女は読み続けているでしょう。
O okuyor olacak.
私たちはずっと旅行しているでしょう。
Seyahat ediyor olacağız.
私は行っていたでしょう。
Gidiyor olurdum.
あなたは食べていただろう。
Yiyor olurdun.
彼は働いていただろう。
Çalışıyor olacaktı.
彼女は勉強していただろう。
O ders çalışıyor olurdu.
私たちは待っていたでしょう
Bekliyor olacaktık.
終えてから出た。
Bitirdikten sonra ayrıldım.
着いたので、私たちは休んだ。
Vardıktan sonra dinlendik.
勉強したので、彼女は合格した。
Çalıştığı için geçti.
働いた後で、彼はくつろいだ。
Çalıştıktan sonra dinlendi.
読んで、分かった。
Okuduktan sonra anladım.
もし私が行くことになれば、あなたにお知らせします。
Gitsem, seni bilgilendirirdim.
もし知っていたら、違う行動を取っただろう。
Bunu bilmiş olsaydım, farklı davranırdım.
もし支援が必要な場合は、どうぞお問い合わせください。
Yardıma ihtiyaç duymanız halinde, lütfen bizimle iletişime geçin.
もしあなたの助けがなかったら、私は失敗していただろう。
Yardımın olmasaydı başarısız olurdum.
もしそれが可能だったなら、私たちは出席しただろう。
Eğer mümkün olsaydı, katılırdık.
もし状況が違っていたら、結果は変わっていただろう。
Koşullar farklı olsaydı, sonuç değişirdi.
必要が生じた場合には、私たちは対応いたします。
Gerekirse yanıt vereceğiz.
もし私たちがそれを知っていたなら、準備していただろうに。
Keşke bilseydik, hazırlık yapardık.
仮にその含意を考慮すると。
Birisi sonuçları düşünse.
黙っていた方がよいでしょう。
Senin sessiz kalman daha iyi olurdu.
そうであればよいのに。
Keşke durum farklı olsaydı.
私があなたなら、考え直します。
Senin yerinde olsam, tekrar düşünürdüm.
いわば、状況は複雑だ。
Tabiri caizse, durum karmaşık.
そうは言っても、私たちは前に進まなければなりません。
Durum böyle olsa da, ilerlemeliyiz.
何が起ころうとも、私たちは耐え抜きます。
Ne olursa olsun, sebat edeceğiz.
いかに質素であろうと、家ほど良い場所はない。
Her ne kadar mütevazı olsa da, ev gibisi yok.
その件は解決したと言って差し支えない。
Şunu söylemek yeterli: mesele çözüldü.
私が批判するのはおこがましい。
Eleştirmek bana düşmez.
そうであれ。
Öyle olsun.